E-Bülten

Anket




Sözlük

Döviz

1 $ = 3,53 TL
1 € = 4,20 TL
939199 Ziyaretçi

Rahimde Kalınlaşma-Endometriyal Hiperplazi

RAHİM DUVARI KALINLAŞMASI NEDİR, NASIL ANLAŞILIR ?      
Rahim duvarı kalınlaşması tıp dilinde endometrial hiperplazi denilen bir rahim hastalığıdır. Rahim duvarı kalınlaması olduğu, her zamankinden farklı olarak aşırı miktarda adet gelmesi, beklenen adet günleri dışındaki zamanlarda az ya da çok kanama olması, ilişkiden sonra beklenmedik bir şekilde kanama meydana gelmesi gibi sıra dışı durumlarda şüphelenilip bir kadın doğum uzmanı tarafından değerlendirilip tanı konması gereken durumdur.

Rahim duvarında kalınlaşma var ise, ultrason ve tetkiklerle anlaşıldıktan sonra sebepleri ve altta yatan tehlikeli bir durum olup olmadığı genellikle biyopsi örneği alınarak anlaşılır. Ayrıca rahimde bakteri nedeniyle de yaralar oluşur ve sonrasında rahim duvarında kalınlaşma bu sefer enfeksiyon nedeniyle görülebilir. Endometrial polip denilen rahim duvarında belli bölgelerde kabarma yapan (ciltteki siğiller gibi) durumlar da lokalize kalınlaşmalar yapabilir. Yine bir jinekoloğa başvurulması gerekir.

İlişki sonrası kanama, lekelenme şikayeti olduğunda jinekolojik muayenede rahim ağzı temiz görülse bile pap smear olarak adlandırılan rahim ağzı kanseri tarama testi mutlaka yapılmalıdır.

Rahim Duvarı Kalınlaşması Kimlerde Görülür ?

* Ergenlik döneminin başlangıcında henüz yeni adet görmeye başlayanlarda,
* Menopoza yakın dönemde adet dönemleri düzensizleşmeye başlayanlarda sık görülür. 

* Aşırı kilosu olanlarda,
* Şeker hastalığı,
* Sadece östrojen içeren, ya da benzeri hormon haplarını bilmeden kontrolsüz kullananlarda,
* Östrojen salgılayan yumurtalık tümörlerinde de görülür.

Rahim Duvarı kalınlaşması Tedavi Yöntemleri:

Tedavi kişinin bulunmuş olduğu yaşa göre belirlenir. Ergenlik döneminde ve doğurganlık çağında olanlarda doktor inceledikten sonra başka riskli bir durum görülmüyorsa, öncelikle ilaç tedavisi önerilir. 3-6 ay boyunca progesteron, kombine östrojen ve progesteron içeren haplar (doğum kontrol hapı ve benzeri ilaçlar) kullanılır, haplar bittikten bir süre sonra rahim duvarı ultrasonografi ile değerlendirilir.

35-40 yaşından sonra ya da menopoza girmek üzere olan kadınlarda ise kanser riski giderek arttığından öncelikle örnekleme yani biyopsi, küretaj ile doku örneği alınması gerekir.  Eğer riski daha düşük grup ise (basit hiperplazi) hormonal tedavi yanında 3 ayda bir rahim duvarı örneklemesi ve ultrason ile değerlendirilmesi yapılır. Eğer  yapılan örnekleme yani kürtaj sonucu riskli ise (kompleks hiperplazi, atipili hiperplazi gibi ) ilaç tedavisi yeterli ve güvenli olmayabilir, özellikle de yakından takip zor ise rahim cerrahi olarak alınabilir. Ameliyatla rahim alınması durumunda yumurtalıklar normal ise ve böylece yumurtalıklar alınmadan yerinde bırakılırsa kişi yumurtalıkların ömrü kifayet ettiği müddetçe menopoza girmez.  Menopoza girmiş 50 yaş üstü kadınlarda ise biopsi örneği riskli ya da diğer riskler var ise, cerrahi operasyon için bir engel yok ise rahim ve iki taraftaki yumurtalıklar birden ameliyatla alınmaktadır.

ENDOMETRİUM HİPERPLAZİSİ NEDİR?

Rahim iç zarı olarak da bilinen "endometrium", her ay adet kanamasında rahim içinden dökülen dokunun ismidir.

Endometriyal hiperplazi veya diğer ismi ile endometrium hiperplazisi ise bu rahim içi zarı dokusunun normalden fazla kalınlaşması ile karakterize bir durumdur.

Endometiyal hiperplazi halk arasında daha çok "rahim kalınlaşması" , "rahimde kalınlaşma" veya "rahim zarı kalınlaşması" olarak bilinmekte ve kanser öncüsü bu durum endişeler yaratmaktadır. Nitekim rahim içinin kalınlaşması sonucunda rahim kanserleri  gelişebilmektedir.

Endometrium hiperplazisi nasıl oluşur?
Normal olarak endometrium dokusu bir adet dönemi boyunca yumurtalıktan salgılanan estrojen ve progesteron hormonlarına cevap verici özelliğe sahiptir. Bu hormonlar bir adet periyodunda belirli bir düzen içersinde salgılanır. 

Overlerden (yumurtalıklardan) salgılanan estrojen hormonu endometrium dokusunun büyümesi ve kalınlaşmasına neden olur. Endometrium dokusu belirli bir kalınlığa ulaştıktan sonra salgılanan progesteron hormonu ise bu kalınlaşmayı durdurur ve belirli bir süre sonrada adet kanaması ile bu dokunun dışarı atılmasını sağlar.

Polikistik over sendromu gibi yumurtlama problemi olan (anovulatuar) kadınlarda progesteron hormonu salgılanmaz. Bu durumda estrojen hormonu kontrolsüz bir şekilde endometrium dokusunu etkiler. Endometrium sürekli bir şekilde tek başına salgılanan estrojene maruz kaldığında "Endometriyal hiperplazi" denilen rahim iç zarının kalınlaşması olayı gerçekleşir. 

Endometrial hiperplazisi prekanseröz (kanser öncüsü) bir durumdur...
Evet.  Endometrial hiperplazi, rahim (endometrium) kanserine dönüşebilme potansiyeli olan bir hastalıktır. Bu nedenle tedavisi yapılmalı ve hasta takip edilmelidir.


Endometrium hiperplazisinde ne tür şikayetler olur?
Endometrial hiperplazisi olan kadınlar düzensiz adet kanamalarından şikayetçidir. Bu durum genel olarak 40 yaşından sonra ortaya çıkar.Yine, kilolu (obes) bayanlar, vücutta biriken estrojen hormonunun normalden fazla olması nedeniyle bir rahim kanseri öncüsü olabilecek olan endometrium hiperplazileri açısından risk altındadırlar.

Endometriyal Hiperplazilerde Tanı Nasıl Konulur?
Yapılan bir ultrasonda görülen rahim içi zarının kalınlaşması sonucunda, rahim içersinden alınacak dokunun (biopsinin) patolojik incelemesiyle tanı kesinleştirilir.  Rahim içinden parça alınmasına "endometrial biopsi" adı verilir. 

Yandaki resimde, yapılan vajinal ultrasonda kalınlaşmış bir endometrium (rahim iç zarı) izlenmektedir.

Rahim içinden parça alınması ne şekilde yapılır?
Ultrasonda rahim içi zarındaki kalınlaşma görüldükten sonra, rahim içinden parça alınması yani "biopsi" iki şekilde yapılabilir: 

Full (Tam) küretaj  ya da Pipelle ile biyopsi

"Full küretaj" denilen rahim içi dokunun tümden temizlenerek alınması ile hem kesin tanı konulur hem de rahim içi doku tamamen temizlendiği için hastanın kanaması durur, böylelikle de tedavi edici özelliği vardır. Basit hiperplazilerde yapılan tek bir full (tam) küretaj ile bile hasta tedavi olabilir. Burada yapılan küretaj işlemine "Probe küretaj (Tanı amaçlı küretaj)" adı da verilmektedir.
Küretaj yani "rahim içinin temizlenmesi" işlemi lokal (uyuşturularak) veya genel (uyutularak) anestezi yöntemlerinden birisiyle yapılabilir.  ayrıca bakınız Kürtaj

Rahim içi dokusunun incelenmesindeki diğer bir yöntem ise "pipelle" denilen özel ince, plastik bir kanül (boru) yardımı ile biopsi işleminin yapılmasıdır. Bu işleme "Pipelle biopsi" adı verilir.
Pipelle biopsi işlemi için anestezi gerekmez, oldukça kolay ve ağrısızdır; ancak rahim içi tam olarak kazınmadığı için tedavi özelliği olmayıp yalnızca tanı konulması amacına yöneliktir. Yeterli doku alınmadığı takdirde de tanı koymak zorlaşabilir.

Hangi yöntemle olursa olsun, alınan materyal (örnek parça) mikroskobik değerlendirme için patolojiye gönderilir.

Patolojik tetkik sonucu;
Basit hiperplazi: Rahim içi dokusunun basit ve yaygın kalınlaşmasını tarif eder. Eş anlamlı olarak "Kistik Glanduler Hiperplazi" terimi de kullanılmaktadır.

Fokal Kistik Hiperplazi:  Rahim içinde belirli bölge ile sınırlı (lokalize) hiperplazileri tarif eder. Hiperplazinin daha hafif bir formudur.
Ayrıca patolojik tetkik, hiperplazinin kansere dönüşme potansiyeli hakkında da ipuçları vericidir. Alınan örnekte patolojik olarak "atipi" olup olmaması önemlidir.

Endometrial Hiperplazilerde Tedavi Yaklaşımları
Tedavi, endometriyel hiperplazinin derecesine ve hastanın çocuk istemine bağlıdır. 
Basit hiperplazi veya fokal kistik hiperplazilerde genellikle 3-4 ay boyunca ağızdan alınan (oral) haplar şeklinde progesteron tedavisi verilerek hasta takip edilir. Genelde bu süre sonunda ikinci bir biopsi -Revizyon küretaj- yapılarak tedaviye cevap alınıp alınmadığına bakılır. 
Hiperplazinin kansere dönüşme potansiyeli yüksek, kansere öncü hücrelerin bulunduğunu gösteren "atipi bulguları" mevcut veya hasta istediği çocuk sayısı tamamlanmışsa ameliyatla rahim alınabilir. Bu ameliyata tıp dilinde histerektomi denmektedir. Teşhis ve tedavi için iletişim